Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

   

DENEMELER

  KÜRESEL ISINMA YADA KIYAMET Yeni bir yüzyılın eşiğinden daha yeni adım atmışken insanlığın tek yaşam alanı olan dünyamızda yeni bir sorun insanoğlunu bekliyordu.

Devamı

  ARTIK BİR ZAMANLAR OLDU Anadolu, yüzyıllar boyunca birçok medeniyete beşiklik etmiş, milletleri topraklarında barındırmış, onlara kanatlarını açarak bir nevi çatı olmuştur.

Devamı

  IMF VE DÜNYA BANKASI
Küreselleşme uğruna Dünya pazar payının genişlemesi için çalışan kurumlardan olan IMF ve Dünya Bankasına verilen taahhütlerin yerine getirilmemesi ülkeler de kriz üstüne kriz yaratıyor.

Devamı

..:: MEHMET AYAN OFFICAL WEB SITE ::..

TRABZON

BTrabzon Doğu Karadeniz bölgesinde tarihi, sosyal ve kültürel, doğal zenginlikleri ile mavi ve yeşilin kucaklaştığı yerde yer alır. Bulunduğu yer itibarı ile her mevsim görülmeye ve gezilmeye değer, serin yazları, az tuzlu denizi, çeşitli balıkları ile denizden yararlanmaya imkan verirken, yeşilin her tonunu içinde barındıran ormanları ile de kıymetli bir hazinedir. 
Eski çağlardan beri insanoğlunu barındıran Trabzon'un zengin bir tarihi vardır. Dünyaca ünlü gezginlerden Marco Polo ve Evliya Çelebi'nin uğradığı, Fatih Sultan Mehmet'in fethettiği, Yavuz Sultan Selim'in valilik yaptığı, Kanuni'nin doğduğu, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün üç kez ziyaret ettiği ve vasiyetinin bir bölümünü yazdığı şehirdir Trabzon.
Trabzon, kültürü, gelenek ve görenekleri, el sanatları ile de ilgi kaynağı olurken aynı zamanda bölgenin en büyük ticaret merkezidir. 1989 yılında Sarp Sınır Kapısının açılması da kente önemli bir canlılık ve hareket getirmiştir. Ayrıca Trabzonspor'da şehrin tanıtımında önemli bir yere sahiptir. 
Yeşilin sarıp sarmaladığı doğal güzellikler, Tanrının cömertçe doğal güzellikler bahşettiği, Karadeniz'in mavi suları ile kıyısına kavuşmak için dağlardan akıp gelen berrak derelerin süslediği, dağlarında bin bir çiçek açan, denizlerinde balıkları ile bereket saçan, çayı, fındığı, tütünü ve yaylası ile, zeki, pratik, çalışkan , nüktedan, hoşgörü sahibi insanı ile dünyanın en güzel doğası içinde kurulan Trabzon, tarihin ilk yıllarından bu yana önemli bir liman kenti olmuştur. Bu konumu itibarı ile siyasi ve askeri bakımdan da sürekli önem kazanmıştır.
 

Tarihi 
Trabzon, konumu nedeniyle yüzyıllardır önemli bir liman kenti ve ticaret merkezi olma niteliğini korumuştur.
Kent merkezi kuzeyden güneye doğru Boztepe'nin üzerine kadar düzgün olmayan teraslar halinde yükselir. Değirmendere, Kuzgundere ve Zağnos dereleri güneyden kuzeye derin boğazlarla yerleşimi bölmüştür. Tabakhane ve Zağnos dereleri arasında kalan ve düzgün olmayan yüksek bir masa formundaki alan üzerinde, kentin bilinen en eski yerleşim kalıntıları tespit edilmiştir. İşte bu nedenle Trabzon adının eski Grekçe masa yada yumak anlamında "Trapezos" kelimesinden geldiği görüşü ağırlık kazanmaktadır.
Coğrafi Yapısı
Trabzon ili, doğudan Rize, batıdan Giresun, güneyden Gümüşhane ve kuzeyden Karadeniz ile çevrilir. Trabzon ilinin doğu-batı yönünde uzunluğu 100 km ve genişliği 46 km'dir. Arazi tamamen dağlık ve volkaniktir. Hemen deniz kenarından başlayarak içeriye doğru birden yükselen dağlar kısa bir zamanda 400-500 metre yüksekliğe ulaşır. İlin güney sınırı 2000-3000 metre yükseklikteki tepelerle son bulur. Bu tepeler doğuda Çoruh nehrinde başlayarak Ordu-Samsun istikametinde son bulmaktadır.
Tarihi Eserleri
Fetihten sonra şehrin imarına başlanarak Türk-İslam yapıları ile donatılmıştır. Roma, Bizans ve Türk devri diye adlandırabilece-ğimiz tarihi eserlerden bugüne kadar ayakta kalmış birçok anıtsal değerde eser bulunmaktadır. Trabzon ili içinde ve ilçelerinde sayısız tarihi esere rastlamak mümkündür. Bunlardan bazıları: Trabzon Kalesi, Yenicuma Camii, Cephanelik, Su kemerleri, Akçakale, Ayasofya, Küçük Ayvasıl, Ortahisar Camii, Kızlar Manastırı, Kaymaklı manastırı, Sümela Manastırı, Santa Maria Kilisesi, İskenderpaşa Camii, Tophane Hamamı, Sekiz Direkli Hamam ve Atatürk Köşkü'nü sayabiliriz. 
Ayrıca Karadeniz kıyısında kurulmuş en eski kentlerden biri olan Trabzon'da yukarıda isimlerini sunduğumuz eserlerin dışında her bir köyde ve mahallede çeşmeler, evler, köprüler bize tarihin geçmiş yüzünü yansıtıyor. 
Sümela Manastırı
Trabzon'un Maçka ilçesinin güneyinde Karadağ'ın bir tepesinin yamacına yapılmış olan bu manastıra halk tarafından Meryemana Manastırı söylenmektedir.
Sümela Manastırı'nın kuruluşu, efsaneye göre iki Atinalı Barbaras ile yegeni Sophronios rüyalarında Hz. Meryem'i görürler. Hz. Meryem rüyalarında onlara bir manastır yapmalarını söyleyerek yerini ve nasıl gideceklerini tarif eder. İki kardeş St. Luka'nın yaptığı rivayet olunan tabloyu da alarak yola çıkarlar. Deniz yoluyla Trabzon'a gelir ve Karadağ'ın sarp yamacında kilise kurmaya karar verirler. MS. 375 ve 395 yıllarında ilk kaya kilisesini bu iki kardeş inşa eder. 
Trabzon Türkler tarafından alındıktan sonra, Osmanlı sultanları bu manastırın haklarına dokunmamışlardır. 
1962 yılında merdivenleri ile kapısı tamir ettirilerek turistlerin ziyaretine elverişli duruma getirilmiştir. 1972 yılında ise ören yeri olarak ziyarete açılan yapıya orman içerisinden 25-30 dakikalık bir patika yolla ulaşılabileceği gibi manastırın 200 metre yakınına küçük araçlarla da gelinebilir. Sümela Manastırı Trabzon turizminde önemli bir yer tutmaktadır. 
 

Trabzon'da Alternatif Turizm 
Trabzon kentinin tarihsel süreci içerisinde önemli bir potansiyeli olan kültür turizminin yanı sıra " dört mevsim 12 ay turizm" düşüncesi ile turizme yeni aktiviteler kazandırılmaya çalışılıyor. Kentin %30'unun dağlık olmasından dolayı yöreye uygun turizm çeşidi olan "Yayla Turizmi" de ön plana çıkmıştır.
Yaz aylarının sıcak ve nemli havasına karşılık Trabzon yaylaları çok çeşitli flora ve faunaları, zengin ormanları, krater gölleri, ırmakları, coşkun dereleri, peyzaj görüntüleri, dağ ve doğa yürüyüşleri, rafting, kano ve kış sporları, av ve olta balıkçılığı, çim kayağı, şifalı suları, yöresel yemekleri, halkın kültürel yaşantısı gibi değerleri ile önemli bir potansiyel oluşturur. 
Yaylacılık, doğal ve ekonomik nitelikleri yanında sosyal bir olgu olarak da önem taşımaktadır. Yaylaya çıkmak (yayla göçü) çok eskilerden beri gerçekleşmektedir. Yöre kültüründe bu geleneğin en belirgin ifadesi "Yayla Şenlikleri" dir. Bu şenliklerin kalabalık ve uluslararası nitelikte olanları da vardır.
Yaylalarda turisti büyüleyecek güzellikte yayla evleri vardır. Yöre, nemi seven çiçek ve bitkilerle süslüdür. Yaz aylarında aşağı köylerin halkı yaylalara göçer. Etraftaki kahvehane, fırın, kasap ve cami gibi sosyal imkanlar çevreye canlılık verir. Kışın karla kaplı olan yaylaların, yaz sıcağında sis ve çise ile kaplı oluşu yörenin en önemli özelliğidir. 
Trabzon Kültürü
Karadeniz'in hırçın dalgaları vurdukça Trabzon sahillerine, yeşilin tüm güzellikleri içinde yaşayan insanımız, dağlarında sert rüzgarlarını arkasına alarak, yaylaların kış yalnızlığından yaz coşkusuna dönüştüğü zamanda bir de horona kalktı mı kadınlı kızanlı, çocuklu, dedeli, nineli seyreyle sen o zaman cümbüşü. Yaylanın soğuk suyu bağrınızı ne kadar delerse delsin kemençenin sesi de ayrı bir serinliktir Trabzonlu için. 
Böylesine köklü geçmişe sahip bir kentin kültürel hayatı da renkli olmak zorundadır. Bir kere Trabzon, bildiğimiz 'kent kültürü' nü yüzyıllardan beri bünyesinde yaşatmaktadır. Ticari ve idari merkez olarak Trabzon'da yüzyılların ötesinden buyana kurulu bulunan eğitim-kültür-ticaret merkezlerinin varlığı kentin etrafı ile birlikte canlı ve süre gelen bir kültürel birikime sahip olduğunun göstergesidir.
Zengin bir tiyatro tarihine sahip olan Trabzon'da 18. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren "Şehir Tiyatrosu" bulunduğu bilinmektedir. 
Bütün bu tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra insanının yaratıcı, müteşebbis, hoşgörü sahibi kimliği ile ortaya çıkan ve "Temel" tiplemesiyle ünü sınırlarımızı aşan mizahi yönündeki ince zeka parıltıları da kültürünün "Nüktedan" kısmını dışa vuran en önemli özelliklerinden biridir. 
Temel fıkraları
Üç beş cümlede koca bir hayatın içinden süzülüp gelen tepkisel davranışların söze yansıyan kısmında mizah vardır. Sosyal içerik vardır. Hoşgörü vardır. Karamsarlık yoktur. Çatışma yoktur. Birlik vardır. 'Temel' bir simgedir. Hoşgörünün, hazır cevaplılığın, çözümün, yaşarken doğan fıkraların baş aktörüdür Temel. Fadime'si de yanındadır. Cemal arkadaşı da, Dursun amcası da...
Hamsi Üzerine
Edebiyatımıza girecek kadar meşhur hamsi, günlük yaşantılarının bir parçasıdır. Kışın çokça tüketilir. Yazın onun yokluğunda ne yaparız diye endişelenir de "Tuzlar" saklanır. Sonra da akıllarına geldiğinde kırk çeşit yemeğini yaparlar. 
Kimler yazmamış, söylememiş ki hamsi üzerine: Evliya Çelebi Seyahatnamesinde hamsiyi tarif ederken "Bu balık bir karış kadar ince ve morca cilalı, gümüş gibidir. Çok kuvvet verici ve hazmı kolaydır. Bu yemek Trabzonlulara hastır ki, kırk çeşit yemeğini yaparlar. Kebabı, çorbası, yahnisi, böreği ve baklavası olur" demiştir. 

Kendine Özgü Eğlence: Horonlar
Horon bir tutkudur Trabzon'da. Kemençenin kıvrak sesi bir yerden yankılanmaya görsün, ya da davulun, zurnanın nameleri işitilmeye... Başlar önce ayaklar oynamaya. Sonra eller havaya kalkar... Sonra bir sihirli alemin içinde genişler de genişler horonun halkası... 
Horon gibi canlı, hızlı bir halk oyunu yoktur. Vücudun tümünün iştirak ettiği yegane oyundur denilebilir horona. Genelde erkek ve kadın diye horonları ayırmamakla birlikte erkek horonları daha sert, kadın horonu ise daha yumuşak figürlerle oynanmaktadır. 
Bu yolculuğumuzdan sonra söylene-bilecek son söz: Bazı şeyleri anlatmak kafi gelmez, onları yaşaman lazımdır. Trabzon'u da anlatmakla bitiremeyiz. Gidip görmek ve gezmek gerekir.